30 Eylül 2021 Perşembe

Skal İstanbul, Turizmin Geleceğini Masaya Yatırdı-Yılmaz Parlar

  


Skal İstanbul, Turizmin Geleceğini Masaya Yatırdı


Skal İstanbul Kulubü, eylül toplantısında konuşmacı olan T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Özgül Özkan Yavuz, ülkemizde ve dünyada turizmin pandemi öncesi ve sonrasındaki durumunu değerlendirerek önümüzdeki dönemde sektörü neler beklediğini anlattı.



Turizm ve seyahat sektörünün önemli isimlerini bir araya getiren Skal İstanbul Kulübü, online ortamda gerçekleştirdiği eylül ayı toplantısında, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Özgül Özkan Yavuz konuşmacı olarak ağırladı. 27 Eylül Dünya Turizm Günü vesilesiyle Skal International üyeleri ile bir araya gelen Özgül Özkan Yavuz, turizmin pandemi öncesi ve sonrası dönemde ülkemizdeki ve dünyadaki durumunu değerlendirirken salgın sonrasında sektörün nasıl şekilleneceği, yeni dinamiklerin neler olacağı ve ülkemizin tanıtım / pazarlama faaliyetlerinin nasıl yönetileceği konusunda önemli bilgiler aktardı.



Turizm dünyanın en önemli 10 sektöründen biri


Sektörün, küresel salgına kadar düzenli bir büyüme eğilimi gösterdiğini söyleyen Yavuz, “Dünya turizmi, tarihinin en büyük krizini yaşadı ve yaşamaya da devam ediyor. Dünyadaki tüm turizm destinasyonlarının 3’te 1’inden fazlası tamamen, 3’te 1’i kısmi olarak aylarca kapalı kaldı. OECD ve Dünya Turizm Örgütü gibi pek çok uluslararası kuruma göre de bu küresel salgın, uluslararası turizmde %60 ila %80 arasında bir düşüşe neden oldu. World Travel and Tourism Council’e göre ise 2020 yılında turizmde 62 milyon iş kaybı gerçekleşti, bunun büyük kısmını da gençler ve kadınlar oluşturuyor.” dedi.

Dünyanın en önemli 10 sektöründen birinin turizm olduğunu ve sektörün pandemiden önce küresel gayri safi hasılanın %10.4’ünü ürettiğinin unutulmaması gerektiğini söyleyen Yavuz, “Turizm ülkelere döviz girişi için anahtar sektörlerden birisi. Bölgesel ve yerel düzeyde de çok sayıda iş yaratıyor ve toplumsal ekonomik gelişmede de önemli bir paya sahip.” diyerek sorumlu bir şekilde sürdürülebildiğinde çevre konusunda farkındalığın artırılmasına ve yerel kültürlerin korunmasına katkı sağlayabileceğinin de altını çizdi.



Sürdürülebilirlik önümüzdeki dönemin en önemli politikası olacak


Pandemi öncesi rakamlara erişebilmek için pandemi sonrası ortaya çıkan yeni işletme kuralları, salgının yarattığı psikolojik etkiler ve tüketicinin yeni edindiği alışkanlıklar karşısında sektörün dinamik bir planlama içinde olması gerektiğini aktaran Yavuz, iklim krizinin kapıda olduğunun ve sürdürülebilirliğin yeni dönemde turizm politikaları açısından çok önemli olacağının ifade ederek, “Çevre dostu seçimler, dönüşüm, enerji tasarrufu gibi konuları daha fazla göz önünde bulundurmalı, gençlerimizi ve personellerimizi bu konularda eğitmeliyiz.” dedi.


TGA ile tanıtım konusunda daha hızlı ve profesyonel adımlar atmayı hedefliyoruz


Her geçen gün sektördeki rekabetin daha da arttığını ifade eden Yavuz, “Destinasyon sayıları gün geçtikçe artıyor. Yeni konsept bulmak ve bunu doğru şekilde tanıtmak diğer destinasyonların arasından sıyrılabilmek açısından çok önemli. Turizm bir noktada bir hayali satmaktır ve bu da bana kalırsa bir sanattır. Bu konuda özel sektör ve yerel yönetimlerin de çabaları çok önemli. Dünya Turizm Örgütü’nün de altını çizdiği üzere tüm dünyada turizm planlaması, kentlerin planlaması ile iç içe geçmiş vaziyette.” dedi.


Yavuz ayrıca bakanlık tarafından kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) daha stratejik planlama ile daha analitik ve profesyonel tanıtım çalışmalarının gerçekleştirilmesi konusunda hızlı adımlar atılmasını sağladığını altını çizerek, “TGA ile değişen tüketici alışkanlıklarını tespit ederek Türkiye’nin farklı turizm nedenlerini alıp bunların her birine uygun ayrı ayrı tanıtım stratejileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Hedef pazarlardaki farklı beklentiler için de çalışıyor; destinasyon pazarlaması, ziyaretçileri hedefleyen çalışmalar ve Türkiye’nin turizm ürünlerini geliştirmeye odaklanıyoruz.” dedi.


Sektör, dijitalleşme ve yenilikçi fikirlere odaklanarak fark yaratmalı


Kültür – sanat ve turizm sektörlerinin daha yakın olması ve birbirini desteklemesi gerektiğini ifade eden Yavuz, dijital altyapının önümüzdeki dönemde en önemli odak noktası haline geleceğini sözlerine ekledi. Son yıllarda artan bir ivme ile gelişen dijitalleşmenin pandemi dönemi ile bambaşka bir noktaya geldiğini belirten Yavuz, “Pandemi dönemi dijitalleşmenin beklenenden çok daha hızlı olmasına sebep oldu. Bu dönemde kazanılan yeni alışkanlıklar vazgeçilmez bir noktada ve artık eskiye dönüş pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle turizmin de buna ayak uydurması son derece önemli. Dijital altyapıyı geliştirmek, turizmde kullanılabilecek mobil uygulamalar, yenilikçi fikirler ve start up’lar çok değerli olacak.” diyerek sosyal medyanın doğru kullanımının da büyük önem taşıdığına dikkat çekti.



Geçmiş, günümüz ve gelecek için üç fidan


Skal İstanbul Başkanı Ayşe Önen, toplantıya katılım sağlayan herkese teşekkür ederek toplantıya konuşmacı olarak katılarak değerli bilgiler paylaşan Özgül Özkan Yavuz’a, Hatay Turizm Ormanı’na Geçmişi, Günümüzü ve Geleceği sembolize etmesi amacıyla yapılan üç fidan bağışının sertifikasını takdim etti.

yilmazparlar@yahoo.com

22 Ağustos 2021 Pazar

Osmanlı Köşesi-Osmanlı Saray Mutfağı-Yılmaz parlar

 Osmanlı Saray Mutfağı

“Restaurant”ın Aynası Misafirleridir.

Son yıllarda, neredeyse yok olan, “Osmanlı Saray Mutfağını” dolayısıyla Türkiye Gastronomisini Küresel çapta tanıtmaya kendini adayan, Sultan Köşesi Restaurant ve Hotel sahibi turizmci, araştırmacı yazar, gazeteci Recep İncecik 

“Osmanlı Saray Mutfağı” hakkında derya bilgilerle donanımlı.

Turizm Promoteri.    



Recep İncecik, güçlü ve eşsiz  “Osmanlı Saray Mutfak” kitapları koleksiyonundan yola çıkarak benzersiz özel yemek tariflerini yıllarca deneyimlemiş gerçek lezzet ölçü birimlerine ulaşmış, yerli ve yabancı misafirlere bu zengin mutfağı tanıtma misyonunu üstlenmiş, eğitimi dışında çocukluğundan günümüze mutfakda büyüyen bir gastronomi, turizm promoteri.    

Yabancı turistlerin göz bebeği Sultanahmet imajını ve ününü zenginleştiren bir dizi eylemlere bağlantılı olan Osmanlı Kültürünü ön plana çıkaran SultanAhmet Küçük Ayasofya caddesi No 6 adresde bulunan mekanında başda kendisi olmak üzere yetenekli şefleriyle, Osmanlı mutfak geleneğini modern gastronomik konseptlerle güncelleştiriyor.

Dünyada yegane çok zengin mutfak özelliğine sahip

Osmanlı Saray Mutfağı; Osmanlı İmparatorluğu yüzyıllar boyunca devasa coğrafyaya hükmetmiş, birçok milletin kültürlerini sentez yaparak zaman içinde kendine özgü damak tadına uygun lezzet yaratmış.

Birkaç farklı binalarda kubbelerin içinde yaklaşık 300 uzmanlaşmış  mutfak personeli bulunduran, Osmanlı Sarayı, Dünyada yegane çok zengin mutfak özelliğine sahip olmuş. 



İyi yemek iyi malzemeden oluşur

Osmanlı Gastronomi, iyi yiyecek ve içecek sunulandan çok daha fazlasıdır. Yemeğin hazırlanması, kimyası, sindirimi, insan vücudu üzerindeki psikolojik etkisi, seçimler, gelenekler, tercihler, alışkanlıkları, gıda maddelerinin üretimi, bunları üretmek için kullanılan araçlar, gıdaların işlenmesi, depolama ve taşıma işlemleri ile ilgilidir. 


Sultan Köşesi iyi yemek iyi malzemeden oluşur doktiriniyle mevsimlere göre bile değişen lojistiğini bu mantıkla gerçekleştiriyor. 


Gastro-turistik ürün ve hizmetlerin sunumunda kalite çeşitli girişimlerin deneyim ve teknik bilgilerini en iyi  kullanan,güçlü bir mutfak kimliğine sahip “Osmanlı Köşesi” yalnızca yiyecek ve içeceğe değil, aynı zamanda yiyecek ve içecekle ilgili diğer ilginç bilgilere dayanmasıdır.


Milletlerin ve medeniyetlerin gelişmişlik düzeyini gösteren maddi unsurlardan birisi yemek kültürüdür.


Osmanlı aşçılık sırları saklandıklarından ölçümleri pişirme aşamaları bulunmadığından “Yıllarca denedik.” diyen Recep İncecik ile yaptığımız söyleşide ; 

İncecik “Milletlerin ve medeniyetlerin gelişmişlik düzeyini gösteren maddi unsurlardan birisi yemek kültürüdür. Milletlerin tarih boyunca doğayla girdikleri etkileşim sonrasında tecrübeyle oluşturdukları bu yemek kültürü onların damak zevkini, zerâfetini ve beslenme alışkanlıklarını yansıtmaktadır.

Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şâhâne hocalarından Mehmed Kâmil’in (ö. 1844'ten sonra) yazdığı ve 1844’te taşbaskı halinde yayınlanan ilk yemek kitabı olan Melceü’t-Tabbâhîn; çorbalar, kebaplar, et yemekleri, külbastılar, yahniler, köfteler, pilakiler, börekler, sıcak ve soğuk tatlılar, zeytinyağlılar, pilavlar, hoşaflar, şuruplar vs. olmak üzere on iki fasıldan oluşmaktadır. İstanbul’daki kadın ve erkek aşçıların temcit makarnası gibi eski yemeklerden başka yemek pişirmediklerini, masrafların da çok yüksek olduğunu gözlemleyen Mehmed Kâmil; eski yemek risalelerini inceleyerek nadir ve lezzetli yemeklerin gereksiz kısımlarını çıkartmış, eserin derkenarına salata, turşu, tarator gibi meze türünden yiyecekler eklemiş ve eserine aşçıların sığınağı anlamına gelen bir isim vermiştir.” Açıklamalarda bulundu



Mekanın ambiansını yaratan şey tanımlanamaz, ancak önemli bir faktördür.


Dışarıda yemek yemenin eğlencesinin bir kısmı, yemek arkadaşlarınızla etkileşim İletişim, tanışma, İş toplantısı, müzakereler, tarihi romantik akşam yemeğini lezzetli ve uygun fiyatla yemek, hoş bir atmosferden zevk almak.

Mekanın ambiansını yaratan şey tanımlanamaz, ancak önemli bir faktördür.

Servis önemli bir konu. İyi hizmet, bilinçli değildir, telaşsızdır ve uygun şekilde özenlidir.  Güler yüzlü hizmetdir.

Restaurantın konumuna bağlı olarak spazmodik bir doluluk oranı vardır, bu nedenle katılımın doruk noktasında dahi masa sıkıntısı çekmeyecek kapasitede olmasıdır.

Kuruluş tüm bunları organize edebileceğini gösteriyor. Şef Sadık Yüzeyil, unlu mamullerde eşsiz duayen kendisini çok lezzetli özel pidesini hazırlarken, fırın önünde görüntüledik.

Güleryüzlü garsonların hizmeti yemek şovları tüm yabancı misafirleri adeta büyülüyor.

Dileğimiz Recep İncecik danışmanlığında bu mutfağın çoğalması Türkiye’ye gelen turistlerin unutamıyacağı lezzeti tatmalarıdır.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Temmuz 2021 Cuma

GastroShow 2021-Yılmaz Parlar

  GastroShow Misyonu 

Türkiye Gastronomisini Küresel çapta tanıtmaya kendini adayan, Yönetim Kurul Başkanlığını Gürkan Boztepe’nin yaptığı Gastronomi Turizmi Derneği  ( GTD ) tarafından 28-30 Haziran 2021 tarihleri arasında  İstanbul Kongre merkezi açık alanda düzenlenen Gastro Show gerek oturumlarla, gerek konferans gerekse atölye çalışmalarıyla yine çok yararlı etkinliğe imza attı. 




ACE of MICE Exibition ile birlikde Gastro Show, turizm profesyonellerini, duayenlerini, siyaset iş dünyasını, akedemisyenleri, örgüt başkanlarını ve temsilcilerini buluşturdu. Çok sayıda oturumlar gerçekleşti.  

Şehirlerin markalaşmasında gastronomi turizmin önemi, Doğa ve sürdürebilirlik, sağlıklı, lezzet, yerel, İzmir mutfağının tarihsel kökenleri, kadın emeği ve İzmir konuşuyor,iş dünyası unesco coğrafi işaret, star şefler vs. gibi konularda Gastronomi turizmin tüm ayrıntıları mercek altına alındı.  Pek çok oturumun moderatörlüğünü Gastronomi Turizmi Derneği  ( GTD ) Başkanı Gürkan Boztepe üstlendi.


Sağlıklı, lezzetli, yerel oturumunda; TÜRSAB Gastronomi Turizmi İhtisas Komitesi Başkanı Ömer Kartın moderatörüğünde Mine Ataman, Turkish Coffe Lady Türk Kahvesi yatırımcısı Gizem Şalcıgil White, Bursa GTD temsilcisi ve YK üyesi Ramazan Başan, duayen peynir üreticisi uzman İlhan Koçulu konuşmacıydılar.

Bursa gastronomi merkezi olması yolunda yoğun çapa sarfeden Ramazan Başan moderatör Ömer Kartın tarafından sorulan soruya , Her şeyden önce bir tarım kenti olan muhteşem Uludağ Dağı eteklerinde yer alan ve Uludağ'dan akan suların suladığı bereketli çok verimli topraklar üzerindeki Yeşil Bursa, birçok kimliğe sahip nadir şehirlerimizden biri olarak sanayi kadar, tarih, kültür ve turizm açısından da değerli olduğunu söyledi. Turizmin iş ve zenginlik yaratma, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunma ve altyapı sağlama potansiyeli düşünüldüğünde seyahat ve turizm, doğrudan ve dolaylı olarak, büyük bir GSYİH yüzdesini ve dünya ekonomisinde büyümeye devam etmesi, çok sayıda iş yaratması, ve parlayan yıldız gastronominin Bursa şehrinde istenilen hedeflere gelebilmek için çalışmalarına soluksuz devam etdikleri projelerin olduğu açıkladı.  



Gastronominin sadece turist deneyiminin önemli bir parçasını oluşturduğu için değil, aynı zamanda postmodern toplumlarda güçlü bir kimlik kaynağı haline gelir.

Sevgiyle yaptığı ekmeğiyle yoluna devam eden,  Mine Ataman Bread" kurucusu, yaratıcı içerikler geliştiren Mine Ataman, geliştirdiği inovatif  projeleri, geleceğin konsept ve ürünleri hakkında bilgiler paylaştı.

Ekşi Mayalı ekmek alanında kendi markasını ve unlu mamuller marka danışmanlığı altyapısını oluşturan Mine Ataman, ekmek ve kültürü ekmek israfı konularında çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. 10 bin yıllık Anadolu uygarlıklarında başak yer alarak buğdayın ekmeğin Dünyaya yayılmasından söz etdi.



2012 yılından beri Türk kahvesi kamyonuyla dünyayı şehir şehir dolaşan Gizem Şalcıgil White, Lokumu, kahveyi, Türk sohbetliğini dostluğu dünyaya tanıtıyor. 

%100 Arabica çekirdeklerinin haricinde, Columbian ve Guatemala lezzetlerini taşıyan özel harman. Turkish Coffee Lady, Türk kahvesinin yurtdışında bir markaya dönüşmesinin önemi vurgulandı. 

Bir grup gönüllü arkadaşı ve Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteği ile 2012 yılında başlattığı kar amacı gütmeyen ‘Gezici Türk Kahvesi Evi (Turkish Coffee Truck) ile Amerika’ya ve diğer ülkelere tanıtan Gizem Şalcıgil White, Amerika’da günde 400 milyon bardak kahve tüketildiği halde Türklerin tüm dünyaya kahve kültürünü yaydığını bilinmediğini söyledi.  




White, son yıllarda gurme kahve trendinin artması ile Turkish Coffee Lady girişimini 2017 yılında başlattığı ve Turkish Coffee Lady, Türk kahvesi sohbetleriyle toplumları birbirine yakınlaştırmayı amaçladığı, bilgileri paylaştı.

Peynir üreticisi uzman İlhan koçulu peynirin ilgisizliğinden çok dertli “Kars Kaşarına coğrafi işareti 2015 yılında aldık. Kars ve Ardahan eski kaşar peyniri coğrafi işaret öncesinde %80 gibi yüksek oranlarda eylül-ocak ayları arasında tercih edilen bir peynirdi. Coğrafi işaret ile birlikte mera sütünden gelen farklılığıyla Kars Kaşarının beslenmedeki önemi tüketiciler tarafından daha iyi fark edildi. Üreticiler de mera sütünün elde edildiği mayıs-ağustos arası dönemdeki üretime daha çok önem verdiler”




 Biz Fransa merkezli kurulan bir dernek olan daha sonra uluslararası bir ağa dönüşen TAMADI Dayanışmacı Seyahat Ağı’nın bir parçasıyız. Son 3 yıldır bu ağın Yönetim Kurulunda yer alıyoruz. 2009 yılında TAMADI bünyesinde başlattığımız dayanışmacı yolculuk teması Boğatepe’de bizim turizme yaklaşımımızı da şekillendirdi diyebilirim. Kısaca anlatmak gerekirse bu seyahatler gezilmek istenen yerde yaşayan insanların kendi örgütlenmelerini önceliklendiriyor ve gezginlerin yerel dernekler gibi örgütlerle işbirlikleri içinde seyahat etmelerini sağlıyor. Gelen misafirlerin programı tamamen dernek tarafından tasarlanıyor, dernekteki köylüler yerellerini en iyi anlatabilecek faaliyetleri programa koyuyor. Gezginler Türkiye’ye geldiklerinde uçak yerine trenle Kars’a ulaşıyorlar. Kars’ta da mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını ya da yerelde yaşayan insanların kullandıkları araçları kullanıyorlar.” Olumlu marka yaratmak için bigiler paylaştı.

Yiyecek - ve böylece gastronomi - her zaman turizmin bir parçası olmuştur. Dahası, turizm harcamalarının üçte birini temsil ettiği için önemli bir bölümünü oluşturur  

Seyahat ve turizmin çevrenin korunması ve iyileştirilmesi ve yerel çeşitlilik ve kültürün korunması için bir katalizör görevi gördüğü, sayısız iyi örnekleri var olduğu gerçeğiyle Bu tür fuarların ve buna benzer panellerin önemi inkar edilemez. 

Gastronomi Turizm derneğinin bu olağanüstü faaliyetini takdir ediyoruz.


yilmazparlar@yahoo.com


27 Aralık 2020 Pazar

Skalite Ödülü “Fidan”

   Skalite Ödülü “Fidan” 

Başkanlığını Ayşe Önen’in yaptığı Skal İstanbul Kulübü, 1998 yılından beri kesintisiz olarak yaptığı, Dünya SKAL’ında da bir ilk olup pek çok ülkeye de “kaliteye verilen önem” konusunda ilham veren Skalite ödül törenini online gerçekleştirerek Skalite ödülünü, turizme hayat veren değerli SKAL üyelerine, “Hatay’a Hayat ver” Turizm Ormanı sosyal projesine fidan bağışlayarak vermiş oldu. 



Seyahat ve turizm endüstrisinin tüm paydaşlarını ve sektörün önemli isimlerini bir araya getiren Skal İstanbul Kulübü, 23 yıldır düzenlediği, kalite odaklı tek ödül olan Skalite ödül törenini bu yıl online olarak gerçekleştirdiği zoom toplantıya Skal İstanbul Kulübü üyeleri, Skal Türkiye Federasyon Başkanı Savaş Çolakoğlu, Skal Türkiye Bölge Başkanları, geçmiş dönem Dünya Başkanları Salih Çene ve Hülya Aslantaş, Türkiye Otelciler Birliği Başkanı ve Eresin Hotel Başkan Yardımcısı Müberra Eresin, Amerika’dan Skal International Başkan Yardımcısı Burçin Türkkan, İspanya’dan Skal International CEO’su Daniela Otero, Fransa’dan Skal International Geçmiş Dönem Dünya Başkanı ve Skal International Paris Kulübü Başkanı Karine Coulanges, İtalya’dan Skal International Roma Kulübü Başkanı Paolo Bartolozzi ve Avustralya’dan Skal International Sidney Kulübü Başkanı Malinda Brown gibi önemli isimler katıldı. 



Gecede ünlü piyano sanatçısı ve besteci Tuluyhan Uğurlu da online olarak canlı performans sergiledi. Skalite buluşmasını müziğiyle onurlandıran Uğurlu, yeni yıl için iyi dileklerde bulundu. 

Skal İstanbul Başkanı Ayşe Önen’in açılış konuşması ardından, Skal İstanbul Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Devrim Yalçın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıda tüm Skal İstanbul üyeleri ve eski başkanları geçmiş yıllarda yapılan Skalite Törenleri ile ilgili anılarını paylaşarak yeni yıl mesajlarını ilettiler. 



Skal İstanbul Başkanı Ayşe Önen, “1998 ülkemiz için çok özel bir seneydi. 1923 yılında Büyük Önderimiz Atatürk tarafından temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti ‘nin 75. Yaşı kutlanıyordu. Bu amaçla, o yıl pek çok kurum ve kuruluş tarafından Cumhuriyetimizin 75. Yılı özelinde etkinlikler gerçekleştiriyordu.

 1998 yılında kulübümüz Yönetim Kurulu, sonradan Skål International Dünya Başkanı da olan, sevgili Hülya Aslantaş’ın Başkanlığında “SKAL” ve “Kalite” kelimelerinin birleştirilmesiyle “Yaşasın Cumhuriyet” diyerek Skalite’yi hayata geçirdi.



Skalite nin amacı sektörümüzde kaliteyi öne çıkartan hizmetleri, faaliyetleri, etkinlikleri ödüllendirmek, bu konuda turizm sektörünün tüm paydaşlarını özendirmek ve bu vesileyle de Türk Turizmi’nin gelişimine katkıda bulunmaktır.

Sektörümüzde 1998’den beri kesintisiz olarak yapılan ve kalite odaklı tek ödülü olan Skalite, aynı zamanda Dünya SKAL’ında da bir ilk olup pek çok ülkeye de “kaliteye verilen önem” konusunda ilham vermiştir.

Gönul isterdi ki, Skalite’yi şanına yaraşır bir şekilde yapalım, ancak olağanüstü  bir yıl geçiriyoruz. Tüm dünyayı derinden etkileyen ve insan hayatını da tehdit eden, benzeri yaşanmamış bir yıl! Bu durumdan da en çok etkilenen, maalesef sektörümüz...



 Siz değerli üyelerimizi bu zor yılı geride bırakırken sektöre güç veren dirayetleri için ödüllendirmek, birlikte sektörümüzün parlak yıllarını hatırlayıp moral toplayacağımız bir buluşmaya imza atmayı hedefledik. 

Turizme hayat veren siz değerli üyelerimizi, turizm   akademisyenleri önderliğinde başlatılan “Hatay’a Hayat ver” Turizm Ormanı sosyal projesine fidan bağışlayarak ödüllendirmek istedik.

2021’e umutlarımızı tazeleyerek girerken yanımızda çok özel dostlarımız var. Skal International Baskan Yardimcisi Sevgili Burcin Turkkan, Skal International Ceo’su Daniela Otero, Skal International Gecmis Donem Dunya Baskani, Ikiz Kulubumuz Skal International Paris Kulübü’nün Baskani Karine Coulanges, Ikiz Kulubumuz Skal International Roma Kulübü’nün Başkani Paolo Bartolozzi Ve Degerli Uyeleri Antonio, Augusto, Alberto, Ikiz Kulubumuz Skal International Sydney Kulübü’nün Baskani Melinda Brown,Bu özel buluşmamızda bizleri yalnız bırakmadılar. Skål International Başkanı Bill Rheaume göreve başlamadan hemen önce bize iyi dileklerini ilettiği bir video yolladı. 

Sadece bununla da kalmadık...Dünyaca ünlü piyano sanatçımız ve besteci Tuluyhan Uğurlu bizler için canlı bir performans gerçekleştirmek üzere aramızda.

Skål Istanbul Kulübümüzün Geçmiş Dönem Başkanları, kendi dönemlerinde Skålite anılarını paylaşırken, sonrasında söz almak isteyen üyelerimize de mikrofonu açık tutacağız. 

Kısaca kenetlenerek, fiziksel olmasa da bir arada, sağlık sıhhat için iyi dileklerimizle güçlenerek, mutlu anılarla moralli bir şekilde 2020’yi geride bırakacak, 2021’e umutlarımızı tazeleyerek gireceğiz.

Sağlık, sevgi, barış, mutluluk hep beraberinizde olsun.” Şeklinde ödülün tarihini önemini özetledi. 



Önen ayrıca, sanatçı Tuluyhan Uğurlu’ya Geçmişi, Günümüzü ve Geleceği sembolize eden üç fidan bağışı sertifikasını takdim ederek, “Bir arada, iyi dileklerimizle güçlenerek, mutlu anılarla moralli bir şekilde 2020’yi geride bırakacak, 2021’e umutlarımızı tazeleyerek gireceğiz. Sağlık, sevgi, barış, mutluluk hep beraberinizde olsun.” Dedi.

1934 yılında kurulmuş Skål International, geçmişiyle dünyanın en köklü sivil toplum örgütüdür. 7 Haziran 1956 yılında kurulmuş olan Skål International İstanbul Kulübü, 109 ülkede yapılanmasıyla en geniş tabanlı sivil toplum örgütü olan Skål International’a bağlı olarak faaliyet göstermektedir. Skål International İstanbul Kulübü, 239 üyesi ve hayata geçirmiş olduğu projeler ile dünyanın en büyük Skål kulübü konumundadır. 

Skal International İstanbul Kulübü’nün Türkiye Cumhuriyeti’nin 75’inci yılında Türkiye turizmine hediye olarak başlattığı Skalite ‘Turizm’de Kalite’ Ödülleri’nin amacı turizm sektöründe kalite ve kaliteye yapılan yatırımın çıtasını yükseltmeyi hedefleyen kişi ve kuruluşları ödüllendirmek olduğu kadar, kaliteyi bir yönetim felsefesi olarak benimsemiş bu kişilerin aynı zamanda sektör çalışanlarına örnek olmalarını sağlamak.

Günümüze kadar düzenlediği çeşitli toplantı ve sempozyumlarla turizm sektörünün güncel ve önemli sorunlarına çözümler sunan Skal International İstanbul, ilk kez 1998 yılında, Turizm’de kaliteyi ödüllendirmek için "Skalite Ödülleri" ile Türk turizminde kalite olgusunu gündeme getirdi. 

yilmazparlar@yahoo.com

9 Aralık 2020 Çarşamba

Ordu Turizme Yöneldi

 Ordu Turizme Yöneldi 

Pandemi sürecinde yeni bir hamleye hazırlanan Ordu, Etkili şehir pazarlama stratejileri yapıyor.

Ekonomide Uluslararası arenaya çıkmanın yolu turizmdir. Turizm, ekonominin önemli bir parçasıdır. Buda, ekonomik kalkınma arasında anlamlı bir bağ olan kültürel sermaye birikimi ile mümkündür.



Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneğin (YAPDER) düzenlediği, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler’in de katıldığı online toplantıda, Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, NRW.Global Business Turkey Genel Müdürü Adem Akaya, birçok sektörde, Ordu’lu girişimcilerin  Almanya pazarına açılması için, bilgiler verdi. 

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğü üstlendiği zoom toplantıda; Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler Ordu şehrin farklı yönlerini dile getirdi. NRW.Global Business Turkey Genel Müdürü Adem Akkaya Almanya Ruhr Havzasının imkanlarını sıraladı. 

Ancak Almanya Ruhr Havzasının yanı sıra, Fransa (Metz ve Lens bölgeleri), İngiltere (Glasgow, Liverpool, Londra), İspanya (Bilbao) gibi gelişmiş ülkeler işsizliğin arttığı, sosyal katılımın azaldığı bölgelerde kültür ve sanatsal yatırımlarla kentsel canlanma yaratdılar. Yani Kültürel sermaye ile gerçekleştirdiler. “Gayrimenkul odaklı kalkınma projeleri” yerine “Kültür odaklı kentsel gelişim projelerine” öncelik verdiler 



Kültürel sermaye birikiminin sosyal refahı arttırıcı etkisi olduğu kadar ekonomi için istihdam ve gelir arttırıcı etkisi de vardır. Kültürel yatırımlar, çoğaltan etkisi ile ekonomideki diğer sektörler ile etkileşimde bulunurlar.

Nedir Kültürel sermaye,  toplumdaki bireylerin sahip olduğu bilgi, beceri, deneyim, sanat, bilim, eğitim, iş yapma biçimi, gelenek ve görenekler, inanç, ahlak gibi toplumun sosyal yapısına ve genel ekonomideki üretim ve tüketim biçimine yön veren değerlerin toplamı o toplumdaki kültürel sermayeyi oluşturur. 

Kültürel sermaye eğitim, kültürel miras ve yaratıcılıktan beslenir. Kültürel sermaye tek başına kalkınmak için yeterli değildir ancak sahip olunan fiziki ve beşeri sermayenin daha akılcı ve verimli kullanılmasına olanak vererek ekonomide katma değer yaratır. 

Turizm için zor zamanlar ancak, Turizm trafiğin geri döneceğini muhakkak. 

Büyütülmeyen, işlenmeyen, değişimlere göre motive edilmeyen planların statikleşerek fayda sağlamıyacağı göz önünde tutulduğunda; Başda Başkan Hilmi Güler olmak üzere Ordu Belediye Başkanlığın ve Başkanı Servet Şahin olan Ticaret - Sanayi Odasının, Etkili şehir pazarlama stratejilerini son derece olumlu buluyoruz.

Global krizin etkileri sürerken büyümeye istekli iş tecrübesi, mesleki bilgi birikimi, ufku görüş üstünlükleri ile vizyonu örnekleyen konuşmacılar, Zoom Toplantıda, önemli bilgiler aktardılar

Küçük şehirler ve kırsal toplulukların ekonomilerini güçlendirme hedefi gibi, Ordu, daha iyi yaşam kalitesi sağlamanın ve yerel varlıklar üzerine inşa etmenin yollarını arıyor. 

Yerel düşünce yapısını,  küresel koşullara göre şekilendirip gereksinmelere uyarlanan yapı, ürünlerin küresel müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde oluşturma, markalaşmak için önemli bir adımdır.

Dünya’daki örnekleri sayısız olan ürün ile marklaşan şehirler gibi, Ordu ilinin kanımızca, fındık gibi benzersiz farklı bir ürünü var. Buradan yola çıkarak fark yaratma kabiliyeti ile fırsat yaratabilir. Farklı karnaval havasındaki festivaller, fuarlar, sempozyum-zirve düzenleyerek Uluslararasında isim duyurabilir.

Başkan Hilmi Güler’in Romanya örneği, sosyal tıbbın öncüsü olarak kabul edilen Ana Aslan sağlık merkeziyle tanınan tüm dünya tarafından kabul gören kozmetik ürünleri gibi fındık ve türev ürünler tüm dünya pazarında yer alabilir.

Turizm öncelikle Geleneksel klasik turizmle gelişir. Alternatif turizm, pasta payını çoğalatmak içindir.



Toplantıda yine Başkan Güler’in sözünü etdiği, Ordu’nun doğal tabiat varlıkları şelale, yaylalar, deniz kum vs. Akıllı büyüme stratejilerinde, kendine özgü kırsal karakterleri korumak ekoturizm büyüme ve gelişme hedeflerine ulaşmaya yardımcı olabilir.

Kırsal peyzajı koruyan politikalar, açık alanı korumaya, hava ve su kalitesini korumaya, rekreasyon alanları sağlamaya ve yerel ekonomiye yatırım getiren turistik yerler yaratmaya yardımcı olur.

Yürümeyi, bisiklete binmeyi ve toplu taşımayı destekleyen politikalar, insanların parasından tasarruf ederken araçlardan kaynaklanan hava kirliliğini azaltmaya yardımcı olur

Temel (tuvalet olanaklarıyla) tamamlanmış  ücretsiz bir kamp yeri sağlayarak, karavan turizm ile konaklama yetersiziği yatak sayısın azlığını hissetdirmeden yapılabilir. 

Sağlık, termal ve iş turizmiyle otel yönetimi gibi alanlarda Türkiye’nin büyük bir deneyimi var. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre,  Rusya, Almanya, Bulgaristan, İngiltere Gürcistan en fazla turist gönderen ülkeler. Göz ününde tutulması gereken SWOT analizi buna göre yapılmalı.

Yerel ekonomi, turizm  ne olursa olsun tüm çabalar mobil olarak düşünülmeli, mobil bir zihniyetle yapılmalıdır. Herkes her faliyeti mobil cihazda aradığında bulubilmelidir.

Zamanı yakalıyamamak ıskalamak telafisi çok zor olan boşluk bırakıyor. O nedenle, Ordu şehrinin benzersiz niteliklerine ve artı noktalarına dikkat çekerek, tüm kabiliyetlerin farkında olup bilinçli bir şekilde istifade edeceğine, rakiplerden koparak başarı faktörlerini uygulayacağına inanıyoruz.   

yilmazparlar@yahoo.com

29 Kasım 2020 Pazar

Turizm Ekonomisinin Geleceği

  Turizm Ekonomisinin Geleceği

Başkanlığını Ayşe Önen’in yaptığı SKAL İstanbul Kulübü, Turizm Ekonomisinin Geleceğini masaya yatırdı.



Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’ın konuk olduğu SKAL İstanbul Kulübün Kasım ayı toplantısında, Türkiye ekonomisinin yanı sıra salgının ve bölgedeki gelişmelerin turizm sektörüne etkileri değerlendirildi.

Pandemi geleceğe hızlı ilerlememize neden oldu.Pandemi sürecinde, birçok endüstri etkilenmiş olsa da, seyahat ve turizm endüstrisi özellikle ağır darbe aldı.Uluslararası uzun mesafeli yolculuklar neredeyse tamamen bitme noktasına geldi. Dünya çapında turizm ekonomisinin çöküşü otelleri, restoranları, otobüs işletmecilerini ve araba kiralama şirketlerini iflas ettirdi  Seyahat ve karantina kısıtlamaları, dar bütçeler ve enfeksiyon korkusuyla birleştiğinde turizmi önemli ölçüde azalttı. 

2020'nin sonunda 1,2 trilyon dolara varan gelir kaybı bekleniliyor. Ek olarak, tahminen 100 milyon insanı işsiz bıraktı. 25 milyon havacılık işi risk altında. 

Bu, birçok endüstri uzmanını, çalışanı ve gezgini, gelecekte turizm açısından neler getireceği konusunda kararsız bıraktı. 

Uzun vadede seyahatin çehresini değiştirebilecek temel seyahat teknolojisi eğilimlerini araştırılıyor. 

Pandeminin ne zaman biteceği henüz belli değil, ancak birçok hükümet ulusal ekonomilere sağlığı geri getirmeye çalışıyor.

Seyahatle ilgili belirsizlik ve korkuyla, turizm ve iş seyahatlerinin ne kadar çabuk iyileşeceğini, yine de uçup uçmayacağımızı ve yeni sağlık güvenliği önlemleri alındığında seyahat deneyiminin nasıl görüneceğini kimse bilmiyor… 

Seyahat ve turizm endüstrisinin tüm paydaşlarını ve sektörün önemli isimlerini bir araya getiren SKAL İstanbul Kulübü, Kasım ayı toplantısı için bir araya geldi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’ın konuşmacı olarak konuk edildiği toplantıda, Kovid-19 salgınıyla birlikte hem Türkiye ekonomisi hem de turizm sektörü değerlendirildi.

Kovid-19 sorunlu bir dünya ekonomisinin üstüne geldi

 Dünya ekonomisi açısından bakıldığında salgının; dengeleri iyi oturmuş, sorunları olmayan bir dünya ekonomisinin değil, dengesizliklerin birikmiş olduğu bir dünya ekonomisinin üzerine geldiğini belirten Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, salgın sonrası dönem için belirsizliğin hakim olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisine değinen Prof. Dr. Akat, “Türkiye; petrol, doğalgaz, maden vs. gibi doğal kaynakları yetersiz bir ülke ve bütün bunları dışarıdan almak zorundayız. Kısıtlı doğal kaynaklara sahip ülkeler bu kaynaklara ulaşabilmek için imalat ve ihracata önem vermeli, ekonomilerini bu anlamda güçlü kılmalıdır.” dedi. Prof. Dr. Akat ayrıca Türk müteşebbislerinin zorlu süreçler için daima hazırlıklı olduklarını ve bu sürecin de atlatılacağını sözlerine ekledi.

 Turizm sektörü salgın sonrası toparlanacaktır

Turizm açısından Türkiye’yi değerlendiren Prof. Dr. Akat, “Ülkemizin, sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri sayesinde doğal kaynağı turizmdir.” dedi.  Salgından olumsuz anlamda en çok etkilenen sektörlerin başında turizmin geldiğini belirten Prof. Dr. Akat, “Turizmin ekonomik açıdan geleceğini öngörmek Kovid-19’un seyrine bağlı olacak. Biz ekonomistler için bir şey söylemek zor. Uzun süreli karantina süreci nedeniyle insanların seyahat etmeye özlem duyduklarını düşünüyorum. Bu nedenle salgın sonrası dönemde, insanlar tekrar seyahat yapmak isteyeceklerdir.” dedi. 2021  için öngörüde bulunmanın zor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akat, 2021 yazının ikinci yarısı ve sonbaharda Türkiye turizminde ciddi bir canlanma söz konusu olabileceğini ekledi.



Anlamlı hediye

SKAL İstanbul Başkanı Ayşe Önen, toplantıya katılım sağlayan herkese teşekkür ederek Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’a, Geçmişi, Günümüzü ve Geleceği sembolize eden üç fidan bağışı sertifikasını takdim etti.

Seyahatteki çöküş uzun vadeli değişiklikler getirecek. 

Kanımızca, kitlesel işsizliğin işgücü piyasalarında silinmez izler bırakması gibi, mevcut küresel seyahat çöküşü hem iş hem de eğlence için uluslararası hareket modellerinde uzun vadeli değişiklikler getirecektir. Güçlü salgın kayıtları olan ülkeler, bunları turizm pazarlama stratejileri olarak kullanacaktır.  

Sağlık turizmi, İnsanlar daha sağlık odaklı hale geldikçe, pek çoğunun sağlık, restorasyon ve iyileştirici tatiller aramaları bekleniyor. Yoga inzivaları, spa uygulamaları ve diğer sağlık yanlısı aktiviteler özellikle turistler için çekici olmalıdır. 

Miras ve kültür turizmi, Yakındaki yerlerle sınırlı olduğunda, miras ve kültürel deneyimler ön plana çıkabilir. Bu, müzelerin, restoranların, tarih turlarının ve diğer yerel sitelerin ilgisinin artması anlamına gelir.

Açık hava turizmi, Aşı olmadan sosyal mesafe ve izolasyon temel COVID-19 önleme yöntemi olmaya devam ediyor. Buda, kamp, ​​yürüyüş veya su sporları gibi açık hava tatillerinde artışa neden olabilir.

Aile ve arkadaş turizmi, Kilitlemelerin uygulandığı, ailelerin ve arkadaşların ayrı tutulduğu yerlerde, günübirlik gezilere odaklanan turizm paketleri, hafta boyu süren gezilerden çok artış görebilir.  

Uzak veya tenha yerler, Uzak yerler her zaman belirli turistler arasında popüler olsa da, bu tatil seçenekleri koronavirüs sonrası daha fazla ilgi göreceği muhakkak. 

Küçük gruplara odaklanma, İster sınırlı odaları olan (oda kahvaltı gibi) konaklamalar, ister özel tur grupları olsun, COVID sonrası dünyada turizm küçük başlıyacakdır.

Uluslararası turizmin kontrollü kabulü, Virüs korkusu azaldığında, şirketler ve hükümetler uluslararası turistleri geri çekmek için rekabet etmeye başlayacaklar.

Turizm Teknolojileri Trendleri COVID-19 Sonrası, Ülkeler geçişi daha sorunsuz hale getirmek için teknoloji geliştirmeye ve entegre etmeye çalışıyor. 

Temassız teknoloji, Paylaşılan temas noktalarının ve yüz yüze etkileşimlerin azaltılması yolları arınılıyor. 

Sayı biyometri kullanımını düşünülmektedir, Biyometri temassız parmak izi, iris taraması veya yüz tanımayı içerebilir. Diğer seçenekler arasında hareket kontrolleri, belge tarama veya sesli komutlar dahil olmak üzere temassız girişler araştırılıyor.

Gelişmiş temizlik teknolojileri, Temizlik ve sanitasyon, hem seyahat sağlayıcıları hem de müşteriler için başka bir ana odak noktasıdır. Sterilizasyonu daha etkili hale getirmeye yardımcı olmak için ultraviyole ışık teknolojilerin kullanımı.

Tüm vücut dezenfeksiyon kabinleri, yüksek temas yüzeylerinde antimikrobiyal kaplamalar ve temizlik robotların kullanımı. Uygulaması çok az olan kabinlerde bir kişiyi ve giysilerini 40 saniyede dezenfekte edebilen ve patojenleri öldürmek için tasarlanmış fotokatalizörler veya nano iğne teknolojisin kullanılımını yaygınlaştırmak.

Otomatikleştirilmiş süreçler, Birçok sağlayıcının gelir hedeflerini veya giderlerini karşılamada güçlük çekmesiyle, şirketlerin müşterilere yardımcı olacak daha az personeli olması muhtemeldir. Bunu aşmak için, otomasyonun dahil edilmesi olası bir çözümdür. Başka bir seçenek de, Bilinen Gezgin Dijital Kimliği  

Akıllı kapıdan kapıya ulaşım, Popülaritesinde artması beklenen bir diğer trend de kapıdan kapıya taşımacılık hizmetleridir. 

Ancak, bu toparlanmayı sağlamak için sektör sıkı bütçelerle çalışmak zorunda kalacak. Ancak yeni süreçlere ve teknolojilere yatırım yapmaya ve değişen ihtiyaç ve gereksinimlere karşı esnek olmaya istekli olacak. Bunu yapabileceklerini varsayarsak, COVID-19 sonrası dünyaya ve onun yeni normaline etkili bir şekilde adapte olacak şekilde donatılmalıdırlar. 

yilmazparlar@yahoo.com 

 

10 Kasım 2020 Salı

SKAL İstanbul Klübünden ATA'yı anma Mesajı

 SKAL İstanbul Klübünden ATA'mızı Anma Mesajı

10 Kasım 2020 ATA'mızın aramızdan ayrılışının 82.yıldönümü vesilesiyle SKAL İstanbul Klübü Başkanı Ayşe Önen üyelere ve Turizm Dünyasına ATA’mızı anma mesajı göndererek kendi kurguladığı bir video ile mesajına dahada anlam kazandırdı.

Başkan Ayşe Önen Mesajı; 

“Sevgi, minnet ve özlemle anıyoruz!*

İleriyi gören, isabetli kararlar vererek, cesaret, irade, azim, kararlılık ve güçlü sorumluluk anlayışıyla Türk Ulusuna önderlik eden ve Millî Mücadele'yi başlatan Atatürk; *“ya istiklal, ya ölüm”* diyerek ulusumuzun kaderini değiştirmiştir.

Az zamanda çok ve büyük işler yapan Ulu Önderimiz, izi silinemeyecek birçok başarıya imza atarak en büyük eserim dediği *Türkiye Cumhuriyeti*'ni kurmuştur. Yalnızca milli ve bağımsız bir devlet kurmakla kalmamış, Türk Ulusunu her alanda çağdaş medeniyetler düzeyine taşımada öncülük etmiştir.

Askeri ve siyasi başarılarının yanında, çevreye ve doğaya olan duyarlılığı, çiftçiye ve tarıma verdiği önem, bilim ve eğitime gösterdiği ihtimam, kadına ve gençliğe atfettiği değer, çocuklara duyduğu sonsuz sevgi ile insani vasıflarıyla da, sadece bize değil tüm dünyaya örnek olmuştur.

Ona duyduğumuz sevgi ve minneti, Cumhuriyetimizi tam bağımsızlık ve demokrasi ilkelerinden asla ödün vermeden yaşatarak göstermeye devam edeceğiz.

Her *10 Kasım*’da daha da derinden hissederek diyoruz ki, *sonsuza dek bizimlesin...*"

Gerçekdende, Turizm ilkelerin temelini oluşturan, Türk Turizmine ve Dünya Turizmine ilham veren, yol gösteren, Atatürk’ümüzün “ Yurtda Sulh, Cihanda Sulh ” sözleri, Turizmin ön koşuludur. Turizmin Ancak güvenli barışçıl bir ortamda mümkün olabileceğidir.

Bir ulus olarak bağımsızlığımızı güvence altına almak için savaşan milli kahramanlarımız, Başda Atamız olmak üzere hatırlanmayı kalplerde sonsuza kadar yaşamayı hak ediyorlar.

Politikacılar bu vesileyle, özgürlükleri ve özgürlüğü korumak, kitlelerin refahını arttırmak için çalışmak ve hepimizin güvenebileceği ve gurur duyabileceği büyük bir ulus inşa etmeye ve çalışmaya devam etmeliler.

Özgür bir ulusun parçası olmaktan gurur duyan bizler bugün, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 82.yıldönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.

yilmazparlar@yahoo.com