1 Ekim 2018 Pazartesi

GÜNDEGÜL PARLAR/HABERİ

SİNOPE’DE 15.09.2018 ETKİNLİĞİ

Antik  Dönemde adı Sinope olan Sinop, Türkiyenin çok önemli Tarihi. Coğrafi konumunda bulunan ve ülkemizin en kuzey ucunda yer alan bir ilimizdir.Aynı zamanda, iç kalede bulunan ünlü tarihi cezaevi, Selçuklu sanatını yansıtan Alaaddin cami, çocuklara “Pisagor” teoreminin öğretildiği Pervane Medresesi, Paşa Tabyası, Balatlar Kilisesi ve Amazonların süsledikleri Serapis Mabedini i Diojen’in şehri.

Sinop kültürel aktivitelerde de ön plana çıkıyor. Bu konuda İl kültür Müdürlüğünün emekleri göz ardı edilemez. Bu bağlamda 15.9.2018 tarihinde yapılan bir etkinlikten söz edeceğiz.
Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 15 Eylül 1928’de Sinop’a gelişinin 90. Yılı etkinlikleri kapsamında, İstanbul Büyükçekmece Belediyesi, Sinop Belediyesi ve Sinop İl Kültür Turizm Müdürlüğü işbirliği ile “Mimar Sinan Hoşseda Musıki Derneği” tarafından, Şef Burçin Bahar Cantürk yönetiminde Türk Sanat Müziği konseri vererek, konsere katılanların gönüllerini Atatürk’ün sevdiği şarkılarla ve görsellerle coşturdu. 

Büyükçekmece Mimar Sinan Hoşseda Musıki Derneği tarafından icra edilen “Türk Sanat Müziği Ata’ya Sevgi Konseri” Atabarı ile başlayıp, konsere katılan vatandaşların da eşlik ettikleri Atatürk’ün sevdiği şarkılarla devam ederek İzmir Marşı ile sonlandırıldı. Konserin Sinop’ta düzenlenmesinde büyük emeği geçen, Prof. Dr. İbrahim Başağaoğlu yaptığı açıklamada, ”Sinop Valisi Sayın Köksal Şakalar olmak üzere Büyükçekmece Belediyesi’ne, Sinop Belediyesi’ne ve Sinop İl Kültür Turizm Müdürlüğü ile emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sundu.
Sinop’ta yapılan etkinliklerde  İl Kültür Müdürlüğünün rolü çok önemli olup, bu konuda İl Kültür Müdürü Sayın Hikmet Tosun’u kutlamak gerek. Sinop’lular İllerini tanıtmak için büyük gayret sarfetmektedirler. Bunlardan biride Öğretmen-Gazeteci Sayın Hatice Çiçekseverdir.
Hikmet Tosun’u kısaca tanıtırsak:




Trabzon’un  Of ilçesinde doğmuş, 1991 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi tarih bölümünde lisansını tamamlamış, 1978 yılından 1997 kadar, Milli Eğitim Bakanlığının çeşitli liselerinde Tarih öğretmenliği ve yöneticilik yapmıştır.1997 yılında Meclis Başkanımız muhterem İsmail Kahraman’ın Kültür Bakanlığı zamanında kendilerinin referansıyla Sinop Kültür Müdürü olarak atanmıştır. Çeşitli görev değişiklerinden sonra tekrar görevine geri dönmüştür.40 üzerinde çeşitli konularda makaleleri, Sinopla ilgili 50  üzerinde projeler ve faliyetleri mevcut olup, bunlardan bir kaç örnek verirsek:
PROJELERİ VE FALİYETLERİ
-9,2 Milyon Euroluk Kültürel Miras ve Aidiyet Projesini Sinop’ta yürütmekte,.
-Sinop Buzhane Binası restore edilerek Buz ve Balık Müzesi olarak turizme kazandırılması
-Sinop Kalesi Rölövye ve Rest.Prj.Yapım İşi
-Tarihi Sinop Cezaevi Kentsel Sit Projesi
-Sinop Kalesi Batı Surları Rölöve Restitüsyon ve Rest.Prj.Hizm.Alım İşi
-Tarihi Dr. Rıza Nur İl Halk Kütüphanesi Binası Restorasyon ve Restorasyon ve Çevre- Düzenleme İşi
Bunlar çalışmalarından bir kaçıdır.



MAKALELERİNE GELİNCE
-Sinop’u Kültür Ensdüstrisine Kazandıracak Ab Projesi
-Sinop’un Su Medeniyeti
-Kayrak Taş Çatılı Sinop Evleri Yaşatılmalı
-Hristiyanlığın En Eski İkonları Sinop’
-Sinop’lu Serapi
-Diogenes
-Sinop Tarihi Cezaevi Projesi,
bunlar 40  ın üzerindeki makalelerinden birkaçı ,

Sayın Hikmet Tosun’un Alaaddin Külliyesi ile ilgili makalesinden bir kaç paragraf özet verilerek bu değerli Caaminin tanıtılması amaçlanmaktadır. 

KARADENİZİN İLK TÜRK ŞEHRİ SİNOPTA ALAADDİN KÜLLİYESİNİN SİNOPUN TURİZMİNDE VE GELECEĞİNDEKİ YERİ,ÖNEMİ

Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması,Türk İslam kültürünün bu topraklara basılması ,Anadolu Selçukluları döneminde olmuştur.
Anadolu’ya hakim olan Türk-İslam kültürü,gezginci dervişler Horosan erenleri ile başlamış toptan Anadolu taranmış ve Mevlana ile zirveye ulaşmıştır.Anadolu coğrafyasına hakim olan bu kültürün Karadeniz bölgesinde yaşayan  tek örneği 1214 yılında yapılan Fetih camii (Alaaddin Külliyesi) dir.Yukarıda bahsettiğimiz bu yerleşim politikasını külliyede irdeleyelim: Sinop Selçuklu döneminden kalan bu tarihi tanık camii diktörtgen mekanlı ve geniş avlusu ile 86 m.uzunluğunda  ve 22 m.genişliğindedir.Avlu camii alanının 3 katı büyüklüğündedir. 64 m.uzunluğunda ve 86 m. genişliğindedir.Avlunun geniş tutulması Selçuklu döneminin politikası askeri kışla olarak kullanılmasıdır.Minaresi avlunun kuzey duvarına bitişik vaziyettedir.Avlusunun doğu,batı ve kuzey olmak üzere 3 kapısı bulunmaktadır.Camii bir büyük kubbe ile sağında ve solunda ikişer küçük kubbe dahil toplamda 5 kubbeden oluşmaktadır.Ortadaki büyük kubbe Peygamber efendimizi,yanlarındaki ikişerli küçük kubbeler ise dört halifeyi simgelemektedir.Bu geniş avlunun ortasında şadırvan bulunmaktadır.Gündelik hayat burada yaşanmaktadır.
Caminin 5 kapısının bulunması İslamın beş şartını ve içeride bulunan taşıyıcı  6 direk ise İmanın 6 şartını simgelemektedir.



Caminin arkasında ise ilk Türk Üniversitesi olan Pervane Medresesi giriş kapısı kıbleyi gösteriyor.(İkra ve Kelam surelerinin izahı) Camiinin sağ tarafında hamam ve sol tarafında türbe bulunmaktadır.Her iki mekan camiiye saygı gereği mihraptan 3 m.mesafe geri çekilmiştir.Sağ tarafta hamam İslam’ın temizlik ile başladığını,arkasındaki medrese beşikten mezara kadar ilimi,sol taraftaki türbe de hayatın sonunu yani ölümü simgeliyor.800 yıldan beri süregelen gelenek,Sinoplular ölülerini hamam tarafından sağ kapıdan içeri alıyor ve sol kapıdan çıkarıyor.Bu dizayn ilim-hayat, fıkıh ve kelam surelerinin temelini oluşturuyor.Bu külliye düzeni Anadolu’ya hakim olan ve Mevlana ile ulusal sınırların dışına çıkan İslam kültürünün hoşgörü, kardeşlik ve barış gibi insanlık erdemleri, bugün Turizmin ve Dünya barışının esasını oluşturuyor.

info@gundegul.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder